ANASAYFA > SANAL KÜTÜPHANE > “Kız Gibi” Olmaktan Gurur Duyuyorum

“Kız gibi” Olmaktan Gurur Duyuyorum

Ayşe Arman/27 Eylül 2014
Bayıldım bu kampanyaya. Yaratıcılarını tebrik ediyorum. Bütün ruhumla onları destekliyorum. “Kız gibi” destekliyorum! “Kadın gibi” destekliyorum! Çünkü hayata “kız gibi” bakabilmenin, “kız gibi” yaşayabilmenin, insanların hayatlarını “kız gibi” güzelleştirmenin önemini ve değerini biliyorum. Kızımı da öyle yetiştirmeye çalışıyorum

Orkid’in gerçekleştirdiği bu kampanyaya, Lauren Greenfield’in yönetmenliğini yaptığı o sosyal deney videosuna kayıtsız kalabilmek mümkün değil. Eğer izlemediyseniz, sayfanın altında linki var, lütfen siz de tıklayıp izleyin. Temmuz’da tüm dünyada gösterilmeye başlandı ve tam 47 milyon insan tarafından izlendi. İnanılmaz büyük bir başarı!

Fikir son derece yalın. Greenfield, 20’li yaşlardaki bir olimpiyat maratoncusuna sadece “Kız gibi koş” diyor. O da, o stüdyoda, olduğu yerde abuk sabuk hareketler yapmaya başlıyor. Çünkü “kız gibi” deyimi bizim için “yapılan işi adam gibi yapamamak” anlamına geliyor. Küçümseyici, aşağılayıcı bir ifade. Sonra bir başkasına, “Kız gibi yumru at” diyor. O da hedefe ulaşmayan, salakça el kol hareketleri yapmaya başlıyor. Çünkü “kız gibi” yumruk atmanın ancak öyle yapılması gerektiğini zannediyor. Kafasındaki bilgi öyle. Yani kızlar beceremez! Ama aynı şeyler, 8-9 yaşlarındaki kızlara söylendiğinde hiç de öyle olmuyor. “Kız gibi koş” diyor yönetmen… O tatlı, küçük kız, var gücüyle, kendisini gibi koşmaya baylıyor. Onu hiçbir şey engelleyemiyor, durduramıyor.

Çünkü o temiz bir sayfa, henüz önyargılarla kirlenmemiş. “Kız gibi” vuruyor. “Kız gibi” dövüşüyor. Her şeyi “kız gibi”, yani kendisi gibi, yani harika yapıyor!!!!

Bu kampanyaya bütün kadınları ve erkekleri destek olmaya çağırıyorum. Ben 26 yıldır kız gibi çalışıyorum. Kız gibi işimi elimden geldiği kadar iyi yapmaya uğraşıyorum. Kız gibi üretiyorum. Kız gibi çözüm buluyorum. Kız gibi dövüşüyorum. Kız gibi sevişiyorum. Kız gibi olmaktan da inanılmaz gururluyum. Yaşasın kızlar! Yaşasın kadınlar!

P&G KADIN BAKIM GRUBU, MARKA MÜDÜRÜ MURAT ÜNVERDİ: Genç kızlarımıza demek istiyoruz ki yalnız değilsiniz!

Orkid olarak, 30 yıldır, 20 milyon kız çocuğuna “ergenlik eğitimi” verdiniz, hala da veriyorsunuz… -Bundan da çok gurur duyuyoruz! Peki amacınız ne? -Ooooo pek çok şey sıralayabilirim! Genç kızlara, yaşadıkları fizyolojik ve psikolojik değişimin son derece normal bir şey olduğunu anlatmak, kendine güvenmelerini sağlamak, yanlışları düzeltmek… Ergenlik dönemindeki kızlar, içinde bulundukları değişimin ne olduğunu anlamaya çalışırken, bir yandan da kafalarındaki sorulara cevap aramaya çalışırlar. Total bir değişimden geçtikleri bu dönemde, biz onlara, cevabını aradıkları soruları rahatlıkla sorabilmelerini sağlayacak ve kendine güvenlerini üst noktada tutacak bir ortam hazırlıyoruz. En azından bunun için uğraşıyoruz…

Müthiş kızlar birarada: Nil Özvanlıgil, Nur Güçlü ve Elif Özvanlıgil. Bir sürü de araştırma yaptınız. Bu araştırmalardan nasıl bir sonuç çıktı? -“Kız gibi” ifadesinin hem kızlar, hem de erkekler tarafından olumsuz anlamda kullanıldığını keşfettik. Üstelik bu, çok sık yapılan bir şey. Alın size bir istatistik: 16-24 yaş arasındaki kızların yüzde 89’u, bu tür benzeri tabirlerin, üzerlerinde olumsuz bir etki yarattığı görüşünde… Araştırmadan çıkan başka sonuçlar var mı? -“Kız gibi koşmak” mesela, “kız gibi yumruk atmak ”, “topa kız gibi vurmak”, “kız gibi gülmek.” Bütün bu deyimlerden çıkan sonuç şu: Bir şeyi “kız gibi yapmak” genellikle kızların yaptıklarını küçümsemek amacıyla kullanılıyor. Bu da genç kızların en çok özgüvene ve desteğe ihtiyaç duydukları ergenlik döneminde, kendilerine güvenlerini kaybetmelerine yol açıyor.

Kız gücü! Özgüveni yeniden inşa etmek küçük yaşlardan başlıyor. Ergenlik döneminde kızları en çok etkileyen ne? -Başkalarının onlar hakkında olumlu, olumsuz ne düşündüğünü. Genç kızlar en çok arkadaşlardan ve aile bireylerinin düşüncelerinden etkileniyor. Tam da bu yüzden, bu dönemde hissettirilen her olumsuz düşünce, onları tahmin edilenden daha fazla yaralıyor. Özgüvenlerini kaybetmelerine, mutsuz olmalarına yol açıyor. Bazen, “Kız gibi koşuyorsun” gibi basit bir cümle bile, genç kızların özgüvenleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratabiliyor. Buna karşılık, onlara söyleyebileceğimiz, “Sen tuhaf değilsin!” “Hasta değilsin!” “Bunları sadece sen yaşamıyorsun!” “Yalnız değilsin!” gibi bir cümle onları acayip rahatlatabiliyor. Bir de tabii: “Ne olursa olsun özgüvenini kaybetme!” Kızların, ergenlikten itibaren, bütün bu dönemi diğer genç kızlarla birlikte geçirdiklerini bilmeye ihtiyaçları var. İşte biz de, bu “kızların birliği hissini” pekiştirmek istiyoruz. Aslında her şeyi başarabileceklerini, her şeyi mükemmel yapabileceklerini anlatmaya, göstermeye çalışıyoruz…

YÜZDE 42’Sİ BEDENLERİNE GÜVENİNİ KAYBEDİYOR

Ergenler en çok hangi konuda özgüven eksikliği yaşıyor? -Araştırmaya katılan kızların yüzde 42’si en çok vücutları konusunda özgüven kaybı yaşıyor. Peki özgüven azalınca n’oluyor? -Hiç iyi olmuyor! İnsanın kendisini mutlu hissetmesinin yolu özgüvenden geçiyor. Özgüven azalınca, ister istemez, olumsuz hislere kapılıyoruz. Özgüvenleri zedelenen kızlar da, aslında her şeyin en iyisini yapabilecekken, kendilerini yetersiz hissediyorlar, başaramamaktan korkuyorlar. Sonuç olarak da, kafası karışık, içine kapanık, güvensiz kızlar haline geliyorlar.

Ergenlik çağında bilgilerini en çok nereden alıyorlar?

-Aile ve arkadaşlar! Biz, hayatın her noktasında gençlere ulaşmaya, onların sağlık ve eğitimi için projeler geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 93’ten beri Türkiye çapında yürüttüğümüz, 6. ve 7. sınıflardaki kız ve erkek öğrencileri kapsayan “Ergenlik Döneminde Değişim Projesi” (ERDEP) bunlardan biri. Bugüne kadar bu proje kapsamında yaklaşık 7 milyon kız öğrenciye eğitim verildi. 2004‘de bu eğitimlere, anneler de dahil edildi. 2 milyona yakın anne, kızlarıyla birlikte bu eğitime katıldı.

YAPABİLECEĞİNİN EN İYİSİNİ YAPMAK

Bütün genç kızlara bir şeyleri #KızGibi yapmanın harika bir şey olduğunu gösterelim!

Peki “Kız gibi” nereden çıktı? -Biz, genç kızların, korkusuz, kendilerine güvenli, engellenemez, durdurulamaz bireyler olmasını isteyen bir kültüre sahip bir şirketiz. Daha önce de, “Çocuk da yaparım kariyer de!” diyerek, pek çok kadına bu konuda yalnız olmadıklarını, hem tek başlarına da hem de hep birlikte, istedikleri her şeyi başarabileceklerini anlatmaya çalıştık. Demin de dediğim gibi, yaptığımız araştırmalar, kızlara yönelik yaygın kullanılan “kız gibi” deyimlerin aslında ne kadar özgüven yıkıcı etkisi olduğunu ortaya çıkardı. Biz de bu algıyı değiştirmek için bir şeyler yapmak istedik. “Kız gibi” ifadesini artık olumsuz bir tanımdan, “yapabileceğinin en iyisini yapmak” anlamına gelecek bir tanıma dönüştürmeyi amaçladık. Kızların sesini daha gür duyurmak için de bu kampanyayı başlattık…

“KIZ GİBİ” İFADESİ KIZLARIN YÜZDE 89’INDE OLUMSUZ ÇAĞRIŞIMA SAHİP

Araştırmalar, genç kızların yüzde 89’unun, yaygın kullanılan olumsuz ifadelerden etkilendiği gösteriyor. Kampanya videosunda gördüğümüz gibi, maratoncu bir kızdan, “kız gibi” koşmasını istediğinde, deyimin olumsuz etkisiyle, alaycı bir şekilde, saçlarını savurarak koşmaya başlıyor. Oysa, “kız gibi” koşması, kendi gibi koşması demek, maratoncu bir atlet gibi.

Ödüllü belgesel yönetmeni Lauren Greenfield’in videosu nefis. Ona gitmek aklınıza nereden geldi? -Bence de çok etkileyici. Bu video şu an dünyada 47 milyon, Türkiye’de de 1.2 milyon insan tara fından izlendi. Bu da bizi gururlandırıyor. Greenfield, fotoğraflarında ve belgesellerinde de gençlik kültürünü, cinsiyet ve tüketim olgularını işlediği için, derdimizi en iyi anlatacak kişi olduğuna karar verdik. Videonun gördüğü ilgiden de anlaşılıyor ki, doğru bir seçim yapmışız…

Bu “sosyal deney” onun fikri miydi? -Evet. Biz ona #KızGibi (#LikeAGirl) ifadesinin aslında ne kadar olumsuz bir etkisi olduğunu yansıtmasını istedik. O kadar. Ona sonsuz güven duyduk ve teslim olduk. Bir reklam metnimiz ya da reklam senaryomuz yoktu. Kampanyada rol alanlar da gerçek insanlardı… “Kız gibi” lafını, olumlu değerlendirenler hangi kuşaktan? Olumsuz değerlendirenler hangi kuşaktan? Yeni kuşaklar farklı mı yetiştiriliyor? Neden böyle bir fark var aralarında? Ve bizim ne yapmamız gerekiyor? -Yaşları 5 ile 13 arasında değişen kızlar, “kız gibi” ifadesi lafını olumlu algılıyor. Videoda da gördüğünüz gibi, küçük kızlardan “kız gibi” dövüşmeleri istendiğinde, kendileri gibi dövüşüyorlar, cesur ve güçlü tekmeler savuruyorlar.

“Kız gibi” koşmaları istendiğinde, var güçleriyle koşuyorlar. Çünkü onların henüz bu olumsuz önyargılardan haberi yok. Fakat 20 yaşındaki maraton koşucusu, “kız gibi koşması” istendiğinde, bacaklarını sağa sola savuruyor, komik hareketler yapmaya başlıyor. Çünkü o, “kız gibi” deyiminin olumsuz, küçümseyici, aşağılayıcı anlamını biliyor, öyle öğretilmiş. Biz de, olumsuz içeriğini fark etmeden kullandığımız bu ifadeyi olumlu bir mesaja dönüştürmeye, her şeyi “kız gibi yapmanın” her şeyin en iyisini yapmak anlamıyla değiştirmek istedik, istiyoruz. Bu harekete, her yaş ve cinsiyetten katılımcıyı davet ediyoruz. Peki sizin yerleştirmek istediğiniz “kız gibi” kavramı başka neleri kapsıyor? – Güçlü, yetenekli, yapabileceğinin en iyisini yapan ve harika yapan anlamını… İsterse çocuk da kariyer de yapabileceğini, isterse yarışı en önde bitirebileceğini, kısaca istediği her şeyi mükemmel bir şekilde başarabileceğini… Dünyada pek çok önemli isim destek vermiş, Türkiye’den de Elif Şafak, Pucca, Didem Soydan, Ayşe Tolga, Öykü Serter, Yasemin Çonka gibi isimler… Bütün kadınları, kız gibi yaptıkları olumlu şeyleri paylaşmaya ve kız gibi yaptıkları her şey için kendilerinden gurur duymaya mı davet ediyorsunuz?-Tabii ki. Kampanyanın bu kadar destek görmesi bizi çok mutlu ediyor. Genç kızlardan, anne babalara, arkadaşlara kadar pek çok kişi, birbirine “Yalnız değilsin ve harikasın!” demek için bu kampanyaya destek veriyor. Biz de, dünyanın her yerindeki genç kızları ve kadınları bu harekete katılmaya ve #KızGibi yaptıkları şeyleri gururla paylaşmaya davet ediyoruz. Tweetleyin, fotoğraf veya video çekin, mesaj atın ve sesinizi duyurun. Dünyadaki genç kızlara, bir şeyleri #KızGibi yapmanın asla bir hakaret olmadığını, aksine güçlü, yetenekli ve tamamen harika olduğunuz anlamına geldiğini gösterin!

“Kız Gibi” videosunun yönetmeni, ünlü belgeselci Lauren Greenfield: 47 MİLYON İNSAN İZLEDİ!

Siz harika bir video çektiniz. Müthiş bir belgesel. İnsanlar çok etkilendi… -Teşekkür ederim. Orkid, kızların ergenlik çağında yaşanan özgüven kriziyle nasıl başa çıkabileceklerini irdelemek istiyordu. “Kız gibi koşuyorsun!” basit görünen ve yaygın kullanılan bir cümle mesela. Ama söylenen kişilerin kırılgan olduğu zamanlarda, özgüvenlerinde yıkıcı bir etki yaratıyor. #KızGibi çekimlerine başlarken bu deneyin sonucunun ne olacağına dair hiçbir fikrimiz yoktu. Reklamın ne metni ne de hikayesi vardı. Dahası kampanyanın yıldızları, gerçek insanlardı. Zor bir işti ama heyecan vericiydi. Amacınız kimlerdi? Hedefiniz neydi? -“Kız gibi” ifadesinin ne anlama geldiğini, nasıl kullanıldığını ve nasıl bir etki yarattığını bulmak. Hem kızların birbirlerine gönderebilecekleri hem de anne- babaların olabildiğince geniş bir kitleye yayabilecekleri bir video olmasını hedefledik. 47 milyon kişi tarafından izlenildiği düşünülürse, başardık da! Türkiye’de de sevilmesine sevindim…

Videoyu izlemek için tıklayın…>>> >>

MUTLAKA İZLEYİN!