ANASAYFA > SANAL KÜTÜPHANE > Donanımlı Kızlardan Neden Korkuyorlar?

Donanımlı Kızlardan Neden Korkuyorlar?

Sunday Review/10 Mayıs 2014

Teröristlerin geçen ay Nijerya’da gerçekleştirdiği gizli saldırının hedefi bir askeri kışla, polis merkezi ya da insansız hava aracı üssü değildi. Hayır, Boko Haram (boko, batı eğitimi demektir) fanatikleri için daha korkutucu bir hedefe saldırdı: kızların eğitildiği bir okul.

Radikaller şimdilerde bunu yapıyor. Eylemlerinin hedefinde, en büyük karabasanları olan eğitimli kızlar var.

Taliban yönetimindeki Pakistan’da, 15 yaşındaki Malala Yousufzai’nin başından vurularak öldürülmesinin nedeni budur. Aynı mantık Afgan Taliban yanlılarının, okuma cesaretini gösteren kızların yüzüne asit atmalarını da açıklar.

Kızların eğitilmesi neden fanatikleri bu denli dehşete düşürmekte? Çünkü bir toplumu dönüştürecek bundan daha etkin bir güç yoktur. Radikal eğilimler için en büyük tehdit, insansız hava aracı üslerinden atılan roketler değil kitap okuyan kızlardır.

Bu bağlamda-her ne kadar barbarca da olsa-Boko Haram’ın çevredeki en zeki, en hırslı kızların bir kısmını kaçırarak onları esir pazarında satacağını söylemesi, oldukça mantıklı bir davranıştır. Bir ülkeyi geri kalma bataklığında gömmek istiyorsanız kızlarınızı kelepçelemeniz yeterlidir.

Beni üzen, Batı’daki bizlerin radikaller kadar mantıklı olmayışımız. Savaş ve saldırganlıktan kurtulmak için askeri alet çantamıza inanılmaz miktarda yatırımlar yapıyor ancak savaşlara son verme etkisinin çok daha fazla olduğu kanıtlanan eğitimin alet çantasına yatırımda, çok cimri ve yetersiz kalmayı sürdürüyoruz.

Mali’de bir sınıf Başkan Obama insansız hava araçlarıyla teröristlerin vurulması için yeşil ışığı yakarken 2008 kampanyasında, global eğitim için oluşturulması sözünü verdiği 2 milyar $ lık fonu unutmuş görünmektedir. Keşke Demokratlar, Libya Bingazi’ye ilişkin asılsız skandallar için soruşturma açmak yerine bahsettiğim bu çok yararlı ancak ihmal edilen sözün peşine düşselerdi.

Evet, kızların eğitiminin neden bu denli önemli olduğu konusuna dönelim. İlk neden, demografik değişime yol açmasıdır.

İstikrarsızlıkla çok sıkı bağlantısı olduğu gözlemlenen faktörlerden birisi, genel nüfus içinde genç sayısının yoğunluğudur. 15-24 Yaş arasındaki genç erkek işsiz sayısı arttıkça ayaklanmalar da artmaktadır. Bir araştırmaya göre 15-24 yaş arasındaki genç nüfusta her %1 lik artış, iç savaş riskini %4 artırmaktadır.

Buradan çıkarılacak sonuç, doğum kontrolünün istikrar sağlayıcı etkisi olduğudur ki, kızları eğitmenin rolü de tam burada devreye girer. Genç bir erkeği eğittiğinizde daha az çocuk yapma eğilimi olacaktır, ancak bunun etkisi sınırlıdır. Fakat eğitilen bir kız olduğunda onun, ortalama olarak, küçük aile oluşmasındaki etkisi çok büyüktür. Nijerya’da yapılan kaba bir çalışmada, nedensellik ayrıştırılarak bulunan bağlantıya göre, ilköğrenim dönemindeki her bir yıl fazla eğitimin, kızlarda 0.26 daha az çocuk sayısına karşıt geldiği hesaplanmıştır. Dolayısıyla 10 yıl sonra genel nüfus içerisinde genç sayısının yığılmasını azaltmak için, kızların eğitilmesine bugünden başlamak gerekmektedir.

Daha genel çerçevede baktığımızda, kızların eğitilmesinin resmi işgücü sayısını neredeyse iki katına çıkaracağını söylemek mümkündür. Bunun da yaşam standardını yükseltip gerçek bir gelişme süreci başlatarak ekonomiye canlılık getireceği tartışılmazdır. Asya’da ekonomik yükselişin ardındaki itici güç, kızların eğitilmesi ve köylerden çıkarak daha verimli çalışma imkanları sunan kentlere göçmeleridir.

1971 lerde Pakistan’a bağlı ve adı pek duyulmayan Bangladeş, kızların eğitilmesinin sonuçları bakımından çarpıcı bir örnektir. Bangladeş özgürlüğüne kavuştuktan sonra gerek erkek ve gerekse kızların eğitimine verdiği önem sonucu bugün liselerde erkeklerden fazla kız öğrenci vardır. Bu eğitimli kızlar Grameen Bankası, BRAC gibi ekonomik gelişime destek veren kuruluşların bel kemiğini oluşturmanın yanında, giyim sanayisinde de önemli görevler üstlenmişlerdir.

Aynı şekilde 1960 larda dünyanın en az gelişmiş ülkelerinden olan Umman’da ne televizyon ne de diplomat vardı ve radyo yayınları yasaklanmıştı. Takip eden

devrim sonrasında yeni hükümet erkek ve kızların eğitimine imkan verdi. Günümüzde Umman istikrarlı bir ülkedir ve kızların hala çocuk yaşta evlendirilip eğitimden uzak tutulduğu komşusu Yemen’den, çok daha iyi durumdadır. Amerika, Yemen ve Pakistan’daki El Kaide yanlılarıyla insansız hava aracı üslerini kullanarak savaşmayı sürdürmek yerine belki artık Bangladeş ve Umman’da yapıldığı gibi kız okullarına yatırım yapmalıdır.

Kızların eğitimli olması bir mucize ilaç değildir. İran ve Suudi Arabistan’da kızlar eğitimli olmalarına rağmen imkan verilmediği ve güçlenmeleri istenmediğinden geçmişte sessiz ve etkisiz kalmışlardır. Fakat bir ülke kızlarını okutup onlara eşit fırsatlar sağladığında söz konusu eğitimli kadınlar, genellikle sonsuza kadar, kalkınmanın gücü olmayı sürdürürler.

Angelina Mugwendere, sınıfa çıplak ayak geldiği ve yırtık elbisesinin altına giyecek bir şeyi olmadığı için arakadaşları tarafından aşağılanan yoksul bir Zimbabwe’li kızdı. Okul gereçleri alacak parası olmadığından kalem ya da kağıt vermeleri umuduyla hocalarının bulaşıklarını yıkamaktaydı.

Fakat Angelina çok zeki ve akıllıydı. Yurt çapındaki altıncı sınıf mezuniyet sınavında çevredeki en yüksek notu aldı-aslında ülkedeki en yüksek sonuçlardan birisine sahip olmuştu. Ancak yedinci sınıfa gidecek parası olmadığından eğitimine devam etme şansı yoktu.

Bu noktada, Kadınlara Eğitim Kampanyası (Camfed) adlı bir sivil toplum örgütü ortaya çıktı ve Angelina’nın okul parasını ödeyerek eğitimine devam etmesini sağladı. Başarısını devam ettiren Angelina şimdi Camfed’de bölge müdürü ve dört Afrika ülkesindeki yoksul kızların okumasına yardımcı olmakta. O, bir bakıma kendisine yapılan desteği geri veriyor.

Global boyutta kızların eğitilmesi ve kadınların güçlendirmesi, yapılamayacak bir iş değildir. Sicili hiç de parlak olayan istihbarat, kontr terörizm ve askeri müdahalelere milyarlarca dolar harcamaktayız. Bununla karşılaştırıldığında, kızların eğitimi çok daha kesin sonuçlar vermesine rağmen yeterince kaynak ayrılmayan bir hedef olarak durmakta.

Okuyucular çoğunlukla tek başlarına bir fark yaratamayacaklarını düşünerek kendilerini çaresiz hissediyorlar. Fakat gerçek hiç de böyle değil: Nijerya’daki hareket tam da halkın içinden gelmekteydi, yeterince dikkat çekti ve sorumlu liderleri sorgulamayı başardı. Nijerya’lı liderler belki bugün ülkedeki petrol kuyuları yanı sıra sahip oldukları bir başka hazineyi de korumaları gerektiğini anlamışlardır: ülkenin öğrencileri.

Bu mantıkla, her birimiz bir kızın eğitilmesine katkıda bulunarak Boko Haram’I lanetleyebiliriz. Camfed.org a yapılacak 40 $ her bağışla bir kızın forma sahibi olup okula gitmesini saplayabilirsiniz.

Buna ilaveten cinsel şiddet konusunun dünya gündemindeki yerini bulmasına destek amacıyla Kongre üyelerine, Uluslararası Kadına Şiddet Yasasını geçirmeleri için çağrıda bulunabiliriz.

Boko Haram’ın Nijerya’nın kuzey doğusunda güçlü olmasının nedeni, bu bölgede eğitimin gelişmemiş ve kadınların dışlanmış olmasıdır. Kadınların üçte ikisi hiç okula gitmemiş, 20 kadından sadece biri lise mezunu ve kadın nüfüsun yarısı ise 15 yaşına gelmeden evlenmiştir.

Amerika’da durumun çok daha iyi olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak bizim de bu konuda çok sorunlarımız var. Her yıl uluslar arası seks ticaretine itilen 18 yaş altındaki Amerikalı kadın sayısının 100,000 olduğu tahmin edilmekte. Dolayısıyla bizim de hem Nijerya’lı, hem kendi, hem de tüm dünyadaki kızlarımız için #Kızlarımızı Geri Getirin kampanyasına katılmamız gerek.

Bu yazımla ilgili görüşleriniz için sizi, On the Ground adlı bloğuma davet etmek isterim.